Göz Hastalıkları Ve Tedavileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Göz Hastalıkları Ve Tedavileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Göz Tümörleri Neden olur

Göz Tümörleri Neden olur

Gözlerimiz her ne kadar küçük birer organsa da çok çeşitli dokulardan oluşan, oldukça kompleks yapılardır. Bu nedenle çok çeşitli tümörleri de olabilmektedir.


Diğer organların tümörleri gibi göz tümörleri de iyi ya da kötü huylu olabilir. İyi huylu olmakla birlikte bazı tümörler bulunduğu yer itibariyle organın önemli bir parçasına baskı yapmak suretiyle oldukça zarar verici olabilir. Ya da bazen iyi huylu giden bir tümör kötüleşebilir.

İyi huylu olanlar arasında dermoid kistler, kan kistleri, v.s gibi çeşitli türde kistler, şalazyon, molluscum contagiosum, çeşitli yerlerde yerleşebilen ben'ler, keratoakantoma, skuamoz hücreli papillom, başta konjonktiva olmak üzere gözün çeşitli dokularının melanizisi, mukosel sayılabilir.

Dermoid kistlerin yüzeyel olanları çoğu kez göz çukurunun üst-dış yada üst-iç kısmında yerleşir, derin olanları ise göz çukurunun derinlerinde yerleşir.

Mukosel normal sinüs sekresyonunun drenajının burun veya çevre dokuların enfeksiyonu, tümör yada başka nedenlerle bozulmasıyla oluşur. Genellikle frontal (alın) yada etmoid (burun kökü arkası) sinüslerden kaynaklanır.

Kötü huylu göz tümörleri arasında ise kapaklarda cilt dokusundan kaynaklanan bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom, göz yaşı bezlerinden kaynaklanan sebase bez karsinomu, pigment hücrelerinden kaynaklanan malign melanom, damar dokusundan kaynaklanan ve sıklıkla AİDS'le birlikte görülen Kaposi sarkomu, ayrıca hemainjiomlar, rhabdomiyosarkomlar, göz sinirinden kaynaklanan tümörler, ve başka yerlerdeki tümörlerden göze atlayan tümörler sayılabilir.

Malign melanom yetişkinlerde doğrudan gözden başlayan en yaygın tümördür. Gözün iris dediğimiz renkli kısmından, hemen arkasında merceğin asılı olduğu kısmından, yada daha sıklıkla damar tabakadaki hücrelerden başlayabilir. En sık 60'lı yaşlarda görülür. 30 yaşından önce görülme oranı %4 civarındadır.

Rhabdomiyosarkomlar çoğu kez çocuklukta görülür ve gözün hızlı ilerleyen öne doğru çıkması ile kendini gösterir.

Retinoblastomlar çocukluk çağının en yaygın tümörüdür, büyük çoğunluğu 3 yaşından önce belirgin olur. 20.000 canlı doğumda 1 görülür. Hastaların 1/3 ‘inde diğer gözde de olur. Ailesel geçişin etkisi vardır.

Başka yerlerden göze atlayan tümörlerden çocuklukta görülenler arasında sinir dokusundan kaynaklanan ve genellikle göğüs ya da karında başlayan nöroblastomlar, bir kemik tümörü olan Ewing sarkomu, akut miyeloid lösemi sayılabilir. Erişkinlerde başka yerden göze atlayan tümörler ise daha çeşitlidir ve başka yerlerdeki tümörlerin ilk belirtisi olarak %25 vakada gözde ortaya çıkmaktadırlar.

Belirtiler:Tümör eğer gözün açık kısımlarında ise zaten kendisi görülebilir. Bunun dışında, süregelen ve bir türlü kapanmayan yaralar, gözün öne doğru çıkması yada bir yana yer değiştirmesi, kapak düşüklüğü, çift görme, göz yaşarması, özellikle çocuklarda olmak üzere göz bebeğinde beyazlık görülmesi, gözde kızarıklık, büyüme gibi belirtiler olabilir.

Teşhis: Bazen rutin göz muayenesi ile tümör teşhis edilebilir. -İhtiyaç duyulduğunda- rutin muayeneye ek olarak fundus floresan anjiyografi, göz ultrasonu, renkli dopler ultrason, tomoğrafi, MR (magnetik rezonans görüntüleme), biyopsi,… gibi testlerden bir yada birkaçını da uygulamak gerekebilir. Tomoğrafi ve MR hem gözdeki yaygınlığı hem de başka organlara yayılma gösterip göstermediğini anlamada çok yararlı olmaktadır.

Tedavi:
Tedavide tümörün cinsine ve yerine göre, lazer, röntgen ışınları, radyoaktif plaklar, hormonlar, ilaçlar, dondurma, dar yada geniş kapsamlı çeşitli türde rezeksiyon ameliyatları kullanılmaktadır. Hastanın geleceği hakkında söz söylemede tümörün cinsi, tipi, büyüklüğü, yerleştiği yer, yaygınlığı, göz yuvarlağı dışında olup olmadığı, hastanın yaşı, başka organlara yayılım,… gibi pek çok faktör etkilidir.

Özellikle son zamanlarda transpupillertermoterapi, kombine tedaviler değer kazanmıştır. Transpupiller termoplasti+radyoaktif plak buna bir örnektir. Ayrıca bir kerede yüksek doz ışın tedavisi ile yine son zamanlarda özellikle başka yerden atlayan küçük tümörlere fotodinamik tedavi uygulamaları da yapılmaktadır.

Lens takmanın zararları nelerdir

Lens takmanın zararları nelerdir

Günümüzde sağlık açısından değil de, daha çok dış görünüş açısından tercih edilen kontakt lens kullanımı oldukça yaygınlaşmaktadır. Renkli gözlü olmak çoğu gencin dış görünüş olarak tercih ettiği bir durum olmaya başlamıştır. Lens kullanımına başlayan kişilerin yeterli seviyede bilinçlendirilmemesi ise kontakt lensin zarar oranını günden güne yükseltmektedir.

Güzel görünmek dışında kontakt lensi tedavi amaçlı kullananlar da var tabiki, yinede bu durum lensin zarar vermeyeceği anlamına gelmiyor.

Kontakt lens zararları nelerdir? Tahmin ettiğiniz gibi en başında lensin kullanımı sırasında temizliğine çok önem göstermek gereklidir. Günlük kullanımı tercih etmek ve gözlerimizi steril ederek dinlendirmek gerekmektedir. Ellerimizi lense dokunmadan önce iyice yıkamalı ve temizlemeliyiz. Aksi durumda lensin üzerine yapışan toz ve kir birikintileri gözler ile temas ettiğinde, mikroba ve enfeksiyona dönüşerek akıl almaz zararlara yol açabilir.

Bunlar toplum içerisinde lens kullanımı açısından bilinen yaygın kurallardır. Bir de en önemli unsurlardan biri olarak gözün yapısal durumu düşünülmelidir. Gözlerimizin yapısal olarak şeffaf kısmından damar bulunmamaktadır. Ve korneanın sağlıklı bir şekilde işlevini sürdürebilmesi için, gözyaşı ve nemine ihtiyaç vardır. Ancak lensin hatalı ve yanlış kullanımı sırasında, oksijen dolaşımı ve gözyaşı kanalları tıkanarak gözlerimizin, beynimize oksijensiz kaldığı iletisini göndermesini sağlar. Bu durum kontakt lens kullanımı açısından oldukça tehlikelidir. Yeterli oksijeni alamayan kornea gözün şeffaf kısımlarının üzerinde kısa sürede kan damarları meydana gelmesine sebep olur. Ve müdahale edilmediği durumlarda görme kaybına kadar ciddi boyutlara varabilir.

Kontakt lensin zararlarına maruz kalmak özenli lens kullananları da yakalayabilir. Örneğin; göz kuruluğu olan, alerjik reaksiyona karşı zayıf bünyesi olanlar, rüzgarlı ve tozlu ortamlarda çalışan kişilerin kontakt lens kullanımını tercih etmemeleri gerekir.

Yaptığımız araştırmalarda öğrendiğimiz, lensin zararları hakkında bir örneğimiz var sizinle paylaşmak istediğimiz. ABD ‘de Hyde adında genç bir kız lensinde meydana gelen bir parazitin korneasını yemesi sonucunda neredeyse tek gözünü kaybedecekti. Tek gözünde oluşan problemlerin, bulanık görme sıkıntısına yol açması ile doktora başvurduğunda, doktorlar gözünde ‘akantamoba‘ isimli bir enfeksiyona rastlamıştır. Aynı zamanda bu parazit bir kornea iltihabıdır. Tedavisi ise belkide aylar sürecek.

Sonuç olarak, lens zararları hakkında bilinçlenmeli ve sonrasında kullanıma başlamalıyız.

Mevsimsel Göz Nezlesi Nedenleri

Mevsimsel Göz Nezlesi Nedenleri

Göz nezlesi nedir?Göz nezlesi belirtileri 

Göz nezlesi çok geniş bir kavram, gözde kızarıklık, sulanma, kaşınma ve göz kapaklarının şişmesi gibi şikayetleri içerebilir. Bu şikayetlerin nedenleri birbirinden farklı olup, viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar, herhangi bir şeylere gösterdiği alerjik reaksiyonlar göz nezlesine neden olabilir. Göz nezlesinin bazı türleri bulaşıcı olabildiği gibi bazı türleri bulaşıcı değildir.

Göz nezlesi tipleri veya çeşitleri

Göz nezlesinin bazı tipleri vardır. Bu tipler viral, bakteriyel ve alerjik göz nezlesi tipleridir. Alerjik tip göz nezlesi bulaşıcı değildir. Alerjik tip göz nezlesi kişinin kendi özelliğine bağlı olduğu için sadece hastanın kendisini rahatsız eder. Bakteriyel ve viral olan göz nezlesi bulaşıcıdır ve temas yolu ya da havada uçuşan damlacıklar ile bulaşır. Bakteriyel ve viral göz nezlesi tipleri okul, ev içi, toplu taşıma araçları, iş yerleri ve kalabalık ortamlardan bulaşabilir.

Mevsim değişikliği göz nezlesini etkiler mi?

Sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde göz nezlesi daha fazla görülen bir göz hastalığıdır. Özellikle sonbaharda gribal enfeksiyonlar ile birlikte göz nezlesinde artış ortaya çıkar. Bu mevsimde kalabalık ortamlar (otobüsler, tramvaylar, okullar, duraklar) gibi kalabalık ortamlarda dikkatli olmak önemlidir. Sonbaharda gözlerde en küçük bir kızarıklık, kaşıntı, çapaklanma, sulanma gibi şikayetler görüldüğünde mutlaka bir göz doktoruna baş vurmak gereklidir.

Göz nezlesi nasıl tedavi edilir?

Göz nezlesi adı altında toplanan birkaç göz hastalığında farklı tedavi yöntemleri uygulanır. Alerjik göz nezlesinde tablet ilaç tedavisi ve damla şeklinde olan ilaç tedavileri verilir. Alerjik göz nezlesi genellikle tekrarlar. Kişinin çevresindeki alerji yapan faktörler devam ettiği sürece alerjik göz nezlesi tekrarlama gösterir. Bakteriyel göz nezlesi ilaçlar ile tedavi edilebilir ve tedavi sonrası genellikle tekrarlama göstermez.

Fakat bakterinin bulaştığı kişi ya da eşyalar ile temas sonrası tekrar oluşabilir. Bakteriyel göz nezlesi oluşur ise vücut direncinin düşük olduğu anlamına gelir. Viral göz nezlesi ise çeşitli nedenler ile gelişir. Viral göz nezlesi bulaşıcıdır ve bakteriyel göz nezlesine göre daha fazla direnç düşüklüğü ile birlikte seyreder. Bu tip göz nezlesinde kesinlikle antiviral tedavi gereklidir. Bu nedenle mutlaka göz doktoruna gitmek önemlidir. Mevsimsel göz nezlesinden korunmak için sonbahar ve yaz aylarında güneş gözlüğü takmak faydalı olur.

Göz Ağrısı Neden Olur

Göz Ağrısı Neden Olur

Göz ağrısı nasıl tedavi edilir?

Gözün ağrılarını, göze ait ya da göze ait olmayan ağrılar olarak değerlendirmek gereklidir. Gözde bir konjonktivit gibi basit bir iltihaplanma, üveit denilen göz içindeki iltihaplanmalar, arpacık denilen göz kapağı iltihaplanmaları, göz tansiyonu, kirpik dibi iltihabı veya gözün hareketlerine ait ağrılar göze ait ağrılar olarak değerlendirilir. Bu tür göz ağrılarında mutlaka gözde kızarıklık, kaşınma, çapaklanma, yanma ve batma hissi oluşur. Gözün bu tip şikayetleri uzman bir göz doktoru tarafından tedavi edilmelidir.

Gözde hissedilen ağrıların bazıları da göz dışı nedenlerden olur. Örneğin, sinüzit gibi özellikle hava boşluklarının bozulması ve gözün ağırlığını hissetmek göz ağrısına neden olur. Göz ağrısının diğer bir nedeni ise diş iltihapları dır. Özellikle üst çene kemiğinde meydana gelen iltihaplarda gözde ağrı hissedilir. Gözün arkasındaki dokularda meydana gelen iltihaplarda ya da baş ağrılarında ilk olarak ağrı gözde hissedilir. Ayrıca hipertansiyonu olan kişilerde tansiyon ataklarında özellikle şakaklarda hissedilen göz ağrıları görülür. Bunların dışında travmalara bağlı (vurma, çarpma, toz kaçması, alerjik nedenler) gibi nedenler de göz ağrısına neden olur.

Psikolojik göz ağrısı olur mu?

Psikolojik olarak göz ağrısı olabilir. Fakat psikolojik göz ağrısı denilebilmesi için diğer nedenlerin dışlanması gereklidir. Psikolojik olarak göz ağrısı olan kişilerde göz yaşı eksikliği yok ise belirti olarak göz seyirmesi vardır. Özellikle heyecanlı kişilerde seyirmenin yoğunluğundan dolayı gözde ağrı hissedilir. Bazı kişilerde de psikolojik olarak göz kapağını kısma ihtiyacı ortaya çıkar ve bu durum zaman sürecinde kısık göze neden olur. Bu durum psikiyatristler ile göz doktorları tarafından tedavi edilir.

Göz ağrısı tedavisi

Göz ağrısı şikayeti ile doktora baş vuran hastalarda öncelikle gözün çevresi, gözün kapakları, gözün içi ve en son olarak gözün retinası kontrol edilir. Göz problemlerinde tedavi nedene yönelik yapılır. Eğer göz ağrısı sinüzit nedeni ile oluşmuş ise hastanın kulak, burun, boğaz doktoru tarafından da değerlendirilmesi gereklidir. Göz ağrısının nedeni kirpik dibi iltihabı ise kirpik dibinin hijyeni ve tedavisi gerekir. Göz ağrısının nedeni enfeksiyon ise damla tedavisi verilir. Göz ağrısının nedeni üveit, gözün içerisindeki bir iltihap ya da reaksiyona bağlı ağrı oluşur ise bu durumun vücuttaki sebebi de araştırılır ve tedavi tanıya göre uygulanır.

Göz ağrısının en önemli nedenlerinden biride ani başlayan ışıklar etrafında hale görerek ortaya çıkan ani göz tansiyonu krizleridir. Bu durumda ağrı çok fazladır ve hastada bulantı, kusmaya neden olur ve görmeyi azaltır. Göz tansiyonu krizlerinde tedavi lazer yardımı ile kanal açarak tansiyonu düşürmek ve ağrıyı gidermektir. Göz ağrıları tedavisinde en önemli nokta, hastanın zamanında göz doktoruna baş vurmasıdır.

Göz Alerjisi Neden Olur Göz Alerjisi Belirtileri

Göz Alerjisi Neden Olur Göz Alerjisi Belirtileri

Göz alerjisi tedavisi ve korunma yöntemleri 

Modern toplumun en önemli problemlerinden biride alerji problemleridir. Alerji tüm vücudun her yerinde görülebilen bir reaksiyondur. Göz alerjileri diğer alerjiler gibi hem çevresel hemde kişisel etkenlerden kaynaklanabilir.

Göz alerjisi genellikle mevsimsel gelişir ve en sık etken polenlerdir. Bunların dışında toz, toprak, sigara dumanı, tiner, boya kokuları, temizlik maddeleri, parfümler gibi etkenler gözlerde alerjik reaksiyona sebebiyet verir. Ayrıca evin içindeki bazı etkenler, kedi, köpek tüyleri gibi, halı tozları ve tüyleri gibi, özellikle havada uçuşan tozlar göz alerjilerine yol açabilir.

Bu etkenlerden herhangi biri gözde alerji yaptığında nedenin hangisi olduğunu ayırt etmek zordur. Vücut alerjileri cilt testi ile teşhis edilebilir iken, gözde oluşan alerjilerin etkenini tespit etmek mümkün değildir ve alerjik bir reaksiyon olduğunda mutlaka gözün tedavi edilmesi gereklidir.

Göz alerjisi belirtileri

Göz alerjilerinin belirtileri çok önemlidir. Özellikle çocukluk döneminde görülen göz alerjisinin en önemli belirtisi kaşıntı dır. Göz alerjisi bebeklerde, çocuklarda ve gençlerde görüldüğünde kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Göz alerjilerinde gözlerde kızarıklık, yanma, batma, ışığa karşı hassasiyet, güneşe karşı hassasiyet, çapaklanma ve kaşıntı gibi şikayetler ortaya çıkar. Çocukluk alerjileri genetik olarak gelişebilir. Mevsimsel alerjiler (ilk bahar, son bahar) mevsimlerinde kendini belli eden alerjiler genellikle evde değil dışarıya çıkıldığında şikayetlere sebebiyet verir.

Göz alerjisi gözlere zarar verir mi?  

Göz alerjileri önemsiz gibi görülmelerine rağmen, ileri yaşlarda oluşabilecek önemli rahatsızlıklara neden olabilir. Özellikle çocukluk çağında görülen göz alerjisi ile birlikte kaşıntı olması durumunda yoğun kaşıma nedeni ile kirpik dibi iltihaplarına bağlı olarak arpacık oluşmasına ya da konjonktivit denilen enfeksiyonlara dönüşebilir.

Yine tedavi edilmeyen göz alerjilerinde uzun süren kaşıntılar, bazı hastalarda gözün kornea denilen şeffaf tabakası ince ise ileri dönemlerde görmeyi ciddi şekilde etkileyen keratokonus denilen hastalığın gelişmesine yol açabilir.

Günümüzde, keratokonus denilen korneanın incelmesi durumu, genellikle 20'li yaşlarda sık görülür ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Bütün bu komplikasyonların gelişmemesi için göz kaşıntısı ve alerjisi olan yetişkin ve çocukların uzman bir göz doktoru tarafından değerlendirilip tedavi edilmesi gereklidir.

Göz alerjisi teşhisi 

Alerjik göz hastalıklarının teşhisi göz muayenesinde hastanın şikayetleri ve yapılacak incelemeler ile konulur. Göz kızarıklığı na neden olabilecek diğer göz hastalıkları göz alerjisini taklit edebilir ve ayırıcı tanı için göz muayenesinin dikkatli yapılması önemlidir.

Örneğin, sebebi bilinmeyen iltihabi durumlar, göz kapağı iltihapları, bazı cilt hastalıklarının göz bulguları, göz kuruluğu hastalığı, gözün bağ ve damar yapılarının iltihapları, göz nezlesi, böcek ısırmaları, kirpik dibi bitleri gibi durumlar göz alerjisi ile benzer belirtiler gösterebilir. Kesin tanı için alerjen maddenin bulunması, göz yaşı ve kanda bazı maddelerin bakılması yöntemleri uygulansa da, en doğru bilgi uzman bir göz doktorunun yapacağı fizik muayene ve hastanın şikayetlerini doğru anlatması ile konulur.

Göz alerjisi tedavisi nasıl yapılır?

Göz alerjisi tedavisi oldukça önemlidir ve göz alerjilerini tedavi etmek mümkündür. Vücutta oluşan alerjilerin tedavisinde “Desensitizasyon” denilen aşılar ile tedavi mümkün iken, göz alerjilerinde bu mümkün değildir. Bu nedenle göz alerjisinin tedavisinde neden çevresel faktörler ise, çevre faktörlerinin düzenlenmesi gerekir.

Örneğin, çok ciddi bir alerji var ve çocuk ya da yetişkin açık havaya çıktığında alerjisi artıyor ise, gidilen yerin çamlık, çimenlik mi olduğunu dikkat ederek gidilen ortamlardan uzak durmak veya gitmeden önce alerji önlemini almak gibi yöntemlere dikkat edilmelidir.

Diğer bir etken olan ev ortamında gelişen göz alerjisi için de ev ortamının düzenlenmesi gerekmektedir. Örneğin, halı tozları ve tüyleri, kedi tüyleri, köpek tüyleri ve evde bulunan tüylü oyuncaklar gibi tüylü ve tozlu eşyaların ve hayvanların evden uzaklaştırılması gibi önlemler alınmalıdır.

Evin havasını nemlendirmek, havada uçuşan tozlar için evi sık sık süpürmek, evde ve yatak odalarında halı kullanmamak, alerji yapan temizlik maddelerini kullanmamak, sigara dumanından kaçınmak, alerji yapan parfümleri kullanmamak gibi önlemler alınmalıdır. Alınacak önlemler göz alerjisi ve diğer vücut alerjisi tedavisinin ilk basamağıdır.
Göz alerjisi tedavisinde ikinci basamağı ilaç tedavileri oluşturur. Günümüz koşullarında alerjiyi önlemede ve alerjik reaksiyonların ortadan kaldırılmasında oldukça faydalı göz damlaları vardır. Fakat bu damlalar mutlaka göz doktoru tarafından verilmelidir. Bu ilaç tedavileri ile alerji sadece baskılanır.

Göz alerjilerini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Göz alerjileri ve diğer alerjiler sık sık tekrarlama eğilimindedir. Alerjik ataklar başladığında tekrar göz doktoruna giderek muayene olunmalı ve verilen tedavi uygulanmalıdır. Bu yöntemlerin yanı sıra alerjik reaksiyonu oluşturan faktörlerden kaçınmak korunmanın en önemli yoludur.

Göz alerjisi nasıl önlenir?

Günümüz çocukları ve yetişkinleri genellikle apartman koşullarında yaşadıkları için çevre ile çok fazla ilişkileri yoktur. Ev yaşantısı durumunda evdeki alerjik reaksiyon riski daha da yükselir. Örneğin çok fazla bilgisayar kullanımı gözlerde bozulmalara neden olmaktadır. Bilgisayar başında göz kırpma sayısı azalır ve bu durum göz kuruluğuna yol açar. Bunun yanı sıra evde kedi, köpek, ve benzeri alerjik reaksiyonlar söz konusu olduğunda alerjik reaksiyonlar gelişir.

Ev yaşamında toz, tüylü eşyalar, kedi, köpek gibi alerjik sorunlar yaratan hayvanların ev ortamından, özellikle de yatak odalarından uzak tutulması gereklidir. Çevresel faktörler oldukça fazla ve bu faktörlerden hangisinin gözlerde alerji yaptığı bilinmemektedir.

Ancak dış ortamlarda çam, çimen, kavak ve benzeri ortamlarda bulunulduğunda alerji tetikleniyor ise bu ortamlara gitmeden önce alerjiden koruyan bir damla kullanmak ve koruyucu gözlük kullanmak faydalı olur. Evde alerji yapan etken fark edildiği taktirde hemen gözleri kapatarak göz kapaklarının üzeri ve çevresi temiz su ile yıkanmalıdır. Çünkü alerjik maddeler göz kapağı çevresine bulaşır ve kaşıdıkça göz içerisine girer. Bu durumda göz kapağı çevresini yıkayarak alerjik maddeleri uzaklaştırmak mümkün olabilir.

Şaşılık Neden Olur Belirtileri Ve Tedavisi

Şaşılık Neden Olur Belirtileri Ve Tedavisi

Çocuklarda ve erişkinlerde şaşılık neden olur?

Gözler tam karşıya bakarken birbirine paraleldir. Şaşılık, bir insanın iki gözünün ne tarafa bakıyor ise iki gözünde aynı tarafa bakamaması olarak tanımlanabilir. Yani kişi sağa baktığında sol gözü de o tarafa bakar. Fakat gözün biri o yöne yeteri kadar yönlenmiyor ise bu duruma şaşılık denir. Şaşılık doğuştan ya da daha sonradan oluşabilir.

Şaşılık probleminde yanıltıcı göz kaymaları yani yalancı şaşılık diye bilinen şaşılık ta vardır. Örneğin, bir bebeğin göz kapakları henüz yeterince oluşmamış ve burun yapısı olgunlaşmamış ise, bazen bebeklerin gözleri kayık gibi görülebilir. Göz kapağı normal gelişimini tamamlamış insanlarda hafif sağa bakıldığında gözün biri normal görülür iken, diğer gözde beyazlık tamamen kaybolur ve bu durumda da göz kayması varmış gibi görülebilir.

Şaşılık nedenleri

Şaşılığın nedenleri oldukça fazladır.

Doğumsal şaşılık nedenleri : Doğuştan olan şaşılık, doğuştan şaşılığın nedenleri ise çocuğun görme sisteminde oluşan kırma kusurundan veya gözde tümör oluşumundan, beyin tümörü varlığından doğumsal şaşılık oluşabilir.

3-4 yaşlarında oluşan şaşılık nedenleri :  Üç dört yaşlarında ortaya çıkan şaşılık nedenleri arasında en sık kırma kusurları (gözün birinin gözlük ihtiyacı olması nedeni ile şaşılık), psikolojik olarak şaşılık, kas bozukluklarına bağlı şaşılık gibi nedenlerden şaşılık meydana gelebilir.

Şaşılık tipleri veya çeşitleri 

Şaşılığın çeşitleri genellikle iki ana grupta değerlendirilir. Birincisi kırma kusuru nedeni ile oluşan şaşılıklar diğeri ise organik nedenli şaşılıktır.

Tip 1 şaşılık (organik nedenli şaşılık) : Organik nedenli şaşılıklar beyin tümörü, göz tümörü, travmatik etkenler gibi organik bir nedeni olan şaşılıklar dır.

Tip 2 şaşılık (kırma kusuru ile ilişkili şaşılık) : Kırma kusurlarına bağlı şaşılıklar gözlerin miyop, astigmat ya da hipermetrop olmasına bağlı gelişen şaşılıklar dır.

Bazı gözler içe doğru kayar iken bazı gözlerde dışa doğru kayar ve buna içe şaşılık (Ezotropya) denir. Bazı gözlerde dışa doğru kayar buna dışa doğru şaşılık (Egzotropya) denir.

Bazı gözlerde de bir göz aşağı bir göz yukarı bakabilir. Bazı gözlerde göz kendi içerisinde dönme yapabilir. Yani şaşılık bu şekillerde ve farklı tiplerde görülebilir.

Şaşılık belirtileri

Şaşılık problemi olan insanlar başkaları tarafından çift görüyormuş gibi zannedilir ama çift görmezler. Çünkü beyin bir tarafın görüntüsünü algılamak istemez. Örneğin, hastanın sağ gözü daha iyi görüyor ise sol gözden gelen görüntüler uygun olmayan görüntüler ise sol gözden gelen görüntüleri beyin kabullenmez ve sadece sağ gözden gelen görüntüleri kabul eder ve böylece şaşılık otaya çıkar.

Diğer göz sağlam olduğu halde yavaş yavaş tembel olur ve o gözün görme oranı 10'da 1-10'da 2 görüşlere kadar düşebilir. Diğer belirtilerinden biride şaşılık problemi olan kişi biri ile konuşurken bir gözü konuştuğu kişiye diğer gözü ise başka bir yere bakıyormuş gibidir ve bu durum dışa şaşılık olan insanlarda bu şekilde görülür. Estetik olarak iki gözün farklı yerlere bakıyor olması şaşılık bulgusudur. Şaşılığın gözler ile ilgili başka bir belirtisi genellikle olmaz. Fakat gözlerde yorgunluk hissi gizli şaşılıklarda sık görülen bir belirtidir.

Şaşılık teşhisi

Bütün çocukların 4 yaşından önce göz doktoru tarafından kontrol edilmesi gereklidir. Eğer ailede ve akrabalarda şaşılık ya da göz tembelliği bulunan başka biri var ise bu muayenenin çocuklarda 3 yaşından önce yapılması gereklidir. Bebeklerin gözleri içe dönük gibi görünür.

Bunun nedeni burun kökünün daha geniş olması ya da göz kapağının iç tarafında deri kıvrımının bulunmasından dır. Bebek büyüdükçe bu görünüm normale döner. Fakat bu durumun netleşebilmesi için tam bir göz muayenesi yapılmalıdır. Gerçekten şaşılık olan çocuklarda bu tip görünüm düzelmez. Yalancı şaşılık ve gerçek şaşılık arasındaki fark göz doktoru tarafından netliğe kavuşturulmalıdır

Şaşılık nasıl tedavi edilir?

Şaşılık tedavisinde belirli bir sıralama söz konusudur. Şaşılığın nedeni beyin tümörü, göz tümörü ve göz kası hastalıkları değil ise, bu durumda nedenin kırma kusuruna bağlı olduğu düşünülür. Yani, bu hastada miyop, hipermetrop ya da astigmat vardır ve neden olarak, bu nedenler tespit edilir ise gözlük tedavisi uygulanır.

Fakat şaşı olan göz yada gözlerden birinde göz tembelliği başlamış olabilir. Tembelleşen gözün çalışması için bazı egzersizler yaptırılır. Bu tedavilere rağmen hastada göz kayması devam eder ise gözün kaslarını kuvvetlendirme amaçlı çalışmalar (ortoptik egzersizler) yapılır.

Cerrahi tedavide, şaşılıkta gözün bir kası içeriye fazla çeker ve cerrahi tedavide bu kasın içeriye çekme gücünü azaltmaya yönelik bir işlem uygulanır. Operasyon esnasında bu kasın göze yapıştığı yerler değiştirilir. Bu operasyon ile estetik olarak göz düzeltilir. Fakat ameliyattan 3-5 yıl sonra göz tekrar bir miktar kayabilir. Göz kayar ise ameliyat ile tekrar düzeltilebilir.

Gizli şaşılık nedir? 

Gizli şaşılık durumunda hasta çok yorulduğunda gözlerinin kaydığını hisseder ve çevresindeki insanlar bunu fark etmez ya da fark edebilir. Bu kişinin çevresindekiler şaşılık olduğunu fark etseler bile söylemek istemezler. Gizli şaşılıklar genellikle gözler yorulduğunda ortaya çıkar. Gizli şaşılığın nedenleri belki bir küçük astigmat, küçük miyop ya da hipermetrop olabilir. Bu nedenlerin tedavisi yapıldığı zaman gizli şaşılık bazen ortadan kalkabilir ve düzelebilir. Gözlük tedavisi ile gizli şaşılık tedavi edilebilir iken, bazı hastalarda ameliyat gerekebilir.

Şaşılık ameliyatı nasıl yapılır? 

Şaşılık ameliyatı sırasında göz küresi yerinden çıkarılmaz. Üzerinde ufak bir kesi yapılarak şaşılığa neden olan kasa ulaşılır ve şaşılığın tipine göre çeşitli pozisyon değişiklikleri yapılmaktadır. Gereken durumlarda iki göze aynı anda müdahale edilebilir.

Şaşılık ameliyatları erişkinlerde lokal anestezi ile yapılabilir iken, çocuklarda genel anestezi şarttır. Şaşılık ameliyatından sonra erişkinler ve çocuklar günlük yaşantısına 1-2 gün içerisinde geri dönebilir. Fakat hastaların bazılarında tekrar operasyon yapılması gerekebilir. Her ameliyatta olduğu gibi şaşılık ameliyatlarının da riskleri vardır ve bu riskler mikrop kapma, kanama, çok nadir olarak görme kaybı gibi risklerdir.

Göz Tembelliği Belirtileri ve Tedavisi

Göz Tembelliği Belirtileri ve Tedavisi

Göz tembelliği nedenleri ve belirtileri

Göz tembelliği gözün yeterli görememesidir. Gözün yeterli görememesi gözün algılamasındaki bir bozukluktan kaynaklanır. Göz tembelliği göz sağlam olduğu halde beynin tam olarak uyarılmadığı için oluşur. Gözlerin görme derecesi birbirinden farklı olur ise beyne gelen uyarı birbirinden farklı olur ve bu durumda kötü gelen uyarıyı seçer ve kötü gelen uyarıyı sistemden kaldırır.

Beynin bu tür bir durumu gerçekleştirmesi bir taraftan kişi için avantaj sayılabilir. Çünkü bu tip bir durumda kişi her şeyi çit görebilir. Örneğin, sağ göz iyi uyarı gönderir iken, sol göz kötü uyarı gönderir ise zaman içerisinde sol gözün gönderdiği uyarıları beyin kabullenmez ve onu yok kabul eder.

Bu şekilde devam ettiği sürece göz tembelliği meydana gelir. Bunun en önemli nedeni gözlük kullanmayı gerektiren durumlarda küçük yaşlarda gözlük kullanımın yetersiz ya da hiç gözlük kullanmamış olmasıdır. Tembel olan gözlerin görüntüsü dışarıdan bakıldığında fark edilmez iken, bazı hastalarda da göz kayması şeklinde görülür. Bazı hastalarda da tamamen normalmiş gibi görünen bir göz tembel göz olabilir.

Göz tembelliği nedenleri

Göz tembelliğinin en sık karşılaşılan nedenlerinden biri kırma kusurudur. İki göz arasındaki kırma kusurunda da bir fark vardır. Örneğin bir göz 3 derece yok iken, diğer göz 5 derece yoktur ve bu durumda 5 derece yok olan gözde tembellik başlayabilir. Tembelliğin en fazla gelişimine neden olan kırma kusuru hipermetrop sorunudur. Bunun dışında astigmat, doğumsal göz problemleri, çocukken gözün birine uzun süre pansuman konulması veya sarılması, şaşılık gibi nedenler göz tembelliğine yol açabilir.

Göz tembelliği olduğu nasıl anlaşılır?

Göz tembelliği olup olmadığının anlaşılmasında en önemli yöntem göz muayenesidir. Karşıdan bakıldığında göz tembelliği olduğu anlaşılmaz. Eğer gözde bir kayma oluşmuş ise o gözde tembellik olma olasılığı yüksektir. Göz tembelliğinin çocuklarda erken teşhis edilmesi çok önemlidir. Bu nedenle çocukların 3-4 yaşlarında mutlaka iyi bir göz muayenesi yapılması gereklidir.

Erişkinlerde göz tembelliğini anlamak daha kolay olur. Çünkü erişkinler bir gözünün daha az gördüğünü ifade edebilir. Fakat erişkin yaşlarda göz tembelliğini teşhis etmenin çok fazla yararı olmaz. Göz tembelliğinin tedavisi mümkün olduğunca erken yaşta yapılmalıdır. Göz tembelliği teşhisi için görme muayenesi yapılır. Görme muayenesinde gözün biri kapatılarak açık olan gözün ne kadar gördüğü kontrol edilir.

Göz tembelliği tedavisi

Göz tembelliğinin tedavisinde önemli olan iki nokta vardır. Birincisi tedaviye erken başlamak, ikicisi ise nedene yönelik tedavinin doğru yapılmasıdır. Çocukların bir yaşından itibaren göz muayenesine getirilmesi önemlidir. Özellikle ailede gözlük takan bireyler var ise bu çocukların kesinlikle göz muayeneleri ihmal edilmemelidir.

Çocuk erken yaşlarda göz doktoruna getirilir ise göz doktoru gözün tembel olmasının nedenini araştırır ve gözlük ihtiyacını belirler. Çocuğun gözlük ihtiyacı belirlenip uygun gözlük numarası verildikten sonra, çocuğun tembel olan gözünün daha fazla çalışması için diğer sağlam olan göz kapatılır. Gözün kapatılmasının süreleri oldukça önemlidir. Bu nedenle bu tedaviyi iyi bir göz doktorunun yapması tedavinin başarısı açısından önem taşır. Uygun tembelliğe uygun kapatma işlemi ve uygun süreler şeklinde yapılması gerekir.

Göz tembelliğinin tedavi edilmesi gerekir mi?

Göz tembelliği tedavi edilmez ise o göz tembel olarak kalır. Tembel kelimesini tercüme edecek olursak, tembel eli ayağı sağlam ve düzgün ama kıpırdamaya hali olmayan insan demektir. Tembel gözde düzgündür ancak kırma kusuru vardır ve bu kırma kusuru nedeni ile bu gözün gönderdiği uyarıları beyin algılamamaktadır.

Bu nedenle bu göz ömür boyu bu şekilde kalır. Tembel olan göz cisimleri iyi göremediği için takip etmede zorluk yaşar. Örneğin, tembel göz sorunu olan hasta sağ taraftaki bir kuşa bakar ve kuş hareket eder ve tembel olan göz bunu fark etmez. Bu gibi durum neticesinde o gözde yavaş yavaş kayma problemi ortaya çıkar. Yani göz tembelliği küçük yaşlarda tedavi edilmez ise o göz tembel olarak kalır.

Göz tembelliği kaç yaşına kadar tedavi edilir?

Göz tembelliğinin tedavisi en geç 5 yaşına kadar yapılmalıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalar doğrultusunda 6 -7 yaşındaki çocuklarda da göz tembelliğinin tedavi edilebildiği görüşleri ortaya çıkmıştır. Fakat yapılan tedavide kapatmalar daha uzun süreli olur. Göz tembelliği için en ideal tedavi yaşları üç-üç buçuk yaşlarıdır. Çünkü bu yaşlardaki çocuklarda tam olması gereken gözlük numarası verilebilmektedir.

Bu gözlük tedavisi ile tembel göze neden olan kırma kusuru ortadan kaldırılır. Gözlük tedavisi ile birlikte tembel olmayan gözün kapatılması işlemi 4-5 saat bazende tam gün kapatmak üzere tedavi uygulanır. Gözü kapatma işlemi 3-5 veya 10 şeklinde her gün uygulanarak yapılır. Bütün bu yöntemler için öncelikle iyi bir göz doktoru ve göz muayenesi tedavinin en önemli kısmını oluşturur.