örümcek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
örümcek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ARAKHNE EFSANESİ (Örümceğe Dönüşen Genç Kız)

İzmir'in 40 kilometre güneyindeki Kolophon (yeni adıyla Değirmendere) Kenti'nde güzeller
güzeli bir kız yaşamaktadır. Dokumacılıkta, örgüde, iplik bükmede üstüne yoktur. Öyle güzel iş işler, kilimler dokur ki, onun yaptıklarını görmek için göllerden, dağlardan, ormanlardan periler akın eder, insanlar, kilim tezgâhındaki kızın başından ayrılmaz. Onu gergefinin başında görenler, gözlerini becerikli parmaklarından, ortaya çıkardığı benzersiz nakıştan ayıramazlar. Ona, “Örmeyi Tanrıça Athena'dan mı öğrendin?” diye sorarlar. Kız, bu türden sorulara kızar ve Athena'yla boy ölçüşebileceğini söylermiş.

Bir ölümlünün bu denli büyüklenmesi, Athena'nın canını sıkar. Yaşlı bir kadın kılığına girip ona tanrılarla boy ölçüşmekten kaçınmasını öğütler. Athena, el işlerinin tanrıçasıdır. Ölümlüler, iş işlemeyi ondan öğrenmiştir. Ama kız, hiç oralı olmaz. Tanrıça'yla yarışmaya hazır olduğunu söyler.

Athena, kimliğini açıklar ve gergef başında yarışmaya başlarlar. Gergef bitince Athena bakar ki kızın nakışı kusursuz, kendininkinden daha güzel… Öfkeyle gergefi parçalar, nakışı yırtar.
Kız, üzüntüsünden kendisini asar. Ama Athena'nın öfkesi geçmemiştir. Kızın ölmesine izin vermez ve yaşadığı sürece tozlu köşelerde ağ örsün diye kızı örümceğe dönüştürür. O (Arakhne), ağ örecek, ama insanlar da her gördükleri yerde ağını bozacak, Arakhne de yeniden işe koyulup yeniden örecektir. Yaşamı böylesine yararsız bir uğraşla tükenip gidecektir.


Gerçekten de Kolophon (Değirmendere), Antik Çağ'da Miletos'la birlikte dokumacılığı ve yünleriyle ünlüdür. Akdeniz ve Karadeniz'de kolonileri vardır. Kadın giyimi, bu kentlerde biçimlenir. Girit'te yapılan kazılarda, Girit Miletosu'nda bu efsaneyi canlandıran mühür ve sikkeler bulunmuştur. Daha sonra bu kentlerin önemini yitirmesi, Athena'nın kıskançlığına bağlanmıştır.

DÜNYANIN EN BÜYÜK ÖRÜMCEĞİ


En küçük bir örümceğin bile büyük korkulara sebep olabildiği dünyamızda, Theraphosa blondi‘yi görenler hayretler içerisinde kalabilir. Güney Amerika’da yaşayan bu tarantula, dünyanın en büyük örümceği olarak tarihe geçti. Diğer örümceklerin daha uzun ayakları olmasına rağmen, T.  blondi’nin geniş gövdesi 170 gram ağırlığında.
Tüm Theraposa familyasına 'kuş yiyenler'ismini veren, Goliath kuş yiyen olarak bilinen bu devasa örümcek aslında göründüğü kadar tehlikeli değil.Takma ismine rağmen, Hayat Ansiklopedisi’nin belirttiğine göre, T. blondi, nadiren kuşlarla besleniyor. George Washington Üniversitesi’nden örümcek alanında uzman Gustavo Hormiga, T. blondi’nin daha çok eklembacaklılardan beslendiğini belirtiyor. “Bu örümcek, genel olarak yırtıcı ve küçük fare ya da kertenkele gördüğünde, onları da yiyebilir,” diyor Hormiga.
Fakat bu örümcekten avını yakalaması için büyük bir ağ kullanmasını beklemeyin- T. blondi yemeğini eski yollarla buluyor: zehirli dişlerini kullanarak.

Hormiga, zehrinin insanlar için zararlı olduğunu düşünmese de, çoğu örümcek gibi, T. blondi de zehir üretiyor. Isırması, daha çok arı sokmasını andırıyor, fakat neredeyse hiç tıbbi müdahale gerektirmiyor.

Tüyünden sakının

T. blondi, ağ yapmasa da, ip üretip kullanıyor. Örümcek, ormandaki çukur ve zemindeki oyuklarda yaşıyor. Bir memeli, lezzetli bir örümcek atıştırmak isteyip oyuğa girmeye çalışırsa, T. blondi’nin zehirden daha kullanışlı bir silahı var: tüyleri. “Bu tüylerin, mikroskoptan bakıldığında, zıpkın şeklini aldığı görülebilir,” diyor Hormiga. Bu da, tüylerin derinin içine işlemesini sağlıyor. “Bu örümcekler, tüylerini salmak için, dördüncü çift ayaklarını karınlarının üstüne sürtüyorlar. Bu tüyler, kaşınma hissi uyandırıyor.” 
Bu tüylerin zararlı olması için illa da salınmış olması gerekmiyor, araştırmacılar ve evinde örümcek besleyenler örümcekle ilgili herhangi bir şeyde ellerine eldiven takıp durum ile başa çıkmak zorundalar. İnsanlarda, bu tüyler sinir bozucu şekilde kaşıntı hissi uyandırabilir, fakat fareler gibi daha küçük memeliler için bu tüyler öldürücü olabilir.

T. blondi dişileri, 30 mm bir kesenin içine 50-150 arası yumurta bırakırlar. Keseyi yırtıcılardan korumak amacıyla kesenin etrafının tüyleriyle örterler. Yeni doğmuş örümcek yavrularının olgunlaşması iki ya da üç yıl alır; Kendilerine bakmaya yetecek büyüklüğe ve olgunluğa ulaşana kadar, anneleriyle uzun zaman geçirirler. Dişileri 20 yıla kadar yaşayabilirken, erkekleri 3-6 yıl arası yaşar, erkeklerin ölümü genelde olgunluğa eriştikten ve çiftleştikten sonra olur.