güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Makyajınızı değil tatilinizi düşünün

Yaz Kapıda, Sıcaklarda Sürekli Makyaj Tazelemek İstemeyen, Deniz Ve Havuza Girecek Kadınların Kurtarıcısı Organik Kalıcı Makyaj

Kadınların, denizin ve havuzun keyfini çıkarırken makyajlarını düşünmek zorunda kalmayacağı, sıcaktan makyajlarının akmayacağı bir yaz için organik kalıcı makyaj uygulamaları büyük konfor sunuyor.

Canlı ve bakımlı görünmek isteyen kadınların en pratik kurtarıcısı olan makyaj uygulaması, zamansızlık ve işe yetişme telaşı içerisinde çoğu zaman yorucu hale gelebiliyor.

Günümüzde bitki kökünden elde edilen boyalarla cilt altına yapılan kalıcı makyaj işlemleri uzun süreli çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Sıcakların da artmaya başlaması ile birlikte, gün içinde makyajı tazelemek, deniz ve havuza girildiğinde makyajın akmasının önüne geçmek için kaşlara, gözlere, tırnaklara ve dudağa yapılan organik kalıcı makyaj kadınlara konfor sunuyor. Kalıcı Makyaj ve Güzellik Uygulamaları Uzmanı Emsal Doğan, böylelikle kadınların, tatilin keyfini çıkarırken makyajlarını düşünmek zorunda kalmayacaklarını belirtiyor.


Kadınlar Tatilde Makyaj Derdine Düşmek İstemiyor

Emsal Doğan, “Yaz aylarında kadınların en büyük sorunu hem sıcaktan yok olup giden makyaj, hem de denize ve havuza girildiğinde bakımsız görünen bir yüz. Kadınlar artık denizden, havuzdan çıktığında makyaj derdine düşmek istemiyor.

Bu nedenle biz de yaz aylarında kadınlara pratik güzellik sunan, kalıcı makyaj uygulamalarını öneriyoruz. Organik ve mineral boyalarla; kirpik dibi eyeliner, mikroblading (3 boyutlu kıl tekniği ile kaş), dudak renklendirme uygulaması yapılırken, ipek kirpik uygulaması ile de suda çıkmayan rimel arama derdine son veriliyor.

Kalıcı oje- protez tırnak uygulaması ile ise yaz boyunca elleriniz ve ayaklarınızda oje yenileme derdini geride bırakabiliyorsunuz” açıklamasında bulundu.

Lazer epilasyon herkese yapılmaz

Lazer epilasyon istenmeyen tüylerden kalıcı ve sağlıklı bir şekilde kurtulmayı sağlarken, işlemin dikkatlice yapılması ve herkese uygulanmaması gerekiyor

Ülkemizde en sık uygulanan kozmetik prosedürlerinin başında gelen lazer epilasyon uygulaması için Estetik International Sağlık Grubu Lazer Epilasyon Birimi bazı açıklamalarda bulundu:“ Lazer epilasyon gönderdiği konsantre lazer ışıklarını, kıl köklerinin pigmenti tarafından emilip, kıl foliküllerinin yıpratılması prensibine dayanarak çalışan bir sistemdir. Günümüzde çeşitli lazer cihazları geliştirilerek, kıl ve cilt tipine uygun bir şekilde kullanımı ve bireylerin istenmeyen tüyler sorununa kalıcı çözümler üretilmesi amaçlanmıştır. Fakat burada önemli olan, kime lazer epilasyonun yapılmaması ve kime, hangi cihazın kullanılması gerektiğidir.”

Bu tarz durumlarda lazer epilasyon yapılmaz

Estetik International Sağlık Grubu Lazer Epilasyon Birimi vücudunun herhangi bir bölgesindeki tüylerden kurtulmak isteyen kadın erkek fark etmeden, erişkin herkesin lazer epilasyonu yaptırabileceğini söyledi ve ekledi: “Kliniklerimizde özellikle dikkat ettiğimiz ve uygulama yapmadan evvel sorguladığımız hususlar şu şeklide. Söz gelimi eğer ilerlemiş bir şeker hastalığınız ve kalbinizde pil varsa, lazer epilasyon yapılacak bölgede akne, sivilce, yanık veya güneş yanığı, tahriş gibi cilt sorunları bulunuyorsa, ateşli bir rahatsızlık geçiriliyorsa, özellikle yüz bölgesinde herhangi bir cilt hastalığı varsa, lazer epilasyon yapmıyoruz”.

Merkezde mutlaka farklı cihaz alternatiflerinin olmasına dikkat edin

“Lazer epilasyonun ilk keşfedildiği zamanlarda, beyaz cilt rengi, koyu kıllar üzerinde etkili sonuçlar verdiği gözlemlenirken, bugün gelişmiş cihazlar hemen hemen tüm cilt ve kıl tipleri varyasyonlarına uygun hale getirilmiştir. Farklı lazer epilasyonları ışık kaynaklarının cinsi ve atım sayısına göre değişkenlik gösterirler. Bu sebeple lazer epilasyon yaptırmaya karar verdiyseniz, gideceğiniz merkezde mutlaka farklı cihaz alternatiflerinin olmasına, kişiye özel ve kişinin bedeni üzerindeki farklı tüy tiplerine özel cihazlar kullanabilecek kapasitede olmasına dikkat etmenizi öneriyoruz” diyen Estetik International Sağlık Grubu uzmanları, bünyelerinde lazer epilasyon uygulamalarına bireysel, kişiye özel çözümler getirdiklerinin altını çizdiler.

5 adımda hızlı tatil estetiği

Tatil dönemi, estetik kaygıları da beraberinde getiriyor. Allergan'ın yaptığı araştırmaya göre Türk kadınları en çok göz ve dudaklarına önem veriyor. Tatile çıkmadan göz çevresindeki kırışıklardan kurtulmak ve çekici dudaklara sahip olmak istiyor. 

Yazın estetik yaptırılmaz inanışının yanlış olduğunu söyleyen Dr. Mustafa Karataş ‘tatil estetiği'yle ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı…

DOĞAL VE DOLGUN DUDAKLAR

Dolgular, tatilden 10-15 gün önce yaptırabilir. Bu süreç oluşabilecek şişlik ve morluklar için yeterli olacaktır. Yaz öncesinde en çok tercih edilen dolgu bölgesi, dudaklar ve elmacık kemikleridir. Böylelikle kişi daha az makyaj yapılan yaz dönemlerine hazırlanmış olur. Dudak dolguları ile dolgunlaşan dudakların, ruj ihtiyacı ortadan kalkar. Elmacık kemiklerinin belirginleşmesi ise, daha dikkat çekici ve sağlıklı görünüm sağlar.

ÇEKİCİ BAKIŞLAR

Doğanın bizim için yarattığı en mükemmel doğal nemlendirici hyalüronik asit derimizde yer alır. Yaş ilerledikçe derideki hyalüronik asit üretimi azalır. Bunun sonuncunda daha kuru, yıpranmaya açık, parlaklığını ve dolgunluğunu yitirmiş bir deri ortaya çıkar. Hyalüronik asit uygulamaları, su tutucu etkisi ile yaz boyunca kuruyan cildi yıpranmaya karşı korur.

'ÇİZGİSİZ’ BİR YÜZ

Yaz boyunca güneş ışıklarının daha dik gelmesi, insanların daha çok gülümsemesi, mimik kaslarını daha fazla kullanması ve sürekli açık havada bulunulması, alın ve göz çevresi kırışıklıklarının artmasına neden olur. Tatile gitmeden önce uygulanan yüz gençleştirme yöntemleri ise, güneş ve çevresel faktörler yüzünden yeni kırışıklıklar oluşmasını engeller.

KÜÇÜK ÇAPLI BURUN ESTETİĞİ

Burundaki bazı küçük kusurlar ve uyumsuzluklar, ameliyata gerek kalmadan düzeltilebilir. Örneğin; burun çöküklüğü ya da asimetrisi olan bir hastada başarılı sonuçlar alınabilir.

GÜZELLİK SIRRI: ÇENE UCU

Çene ucu, güzel bir yüzün olmazsa olmazlarından. Sadece insanda bulunan, başka hiçbir canlıda olmayan çene ucu, çıkık ve güçlü olduğunda kişinin yüzü toplum tarafından güzel olarak algılanır. Çene ucuna yapılan küçük dokunuşlarla kişinin daha çekici görünmesi sağlanabilir.

Göz çevrenizi lazerle gençleştirin

Modern lazer uygulamaları son dönemlerde göz kapağı cerrahisinde de kullanılıyor. Bu uygulamayla yüz bölgesinde ve özellikle gözlerde çarpıcı bir gençleştirme yaparak, tazelenmiş bir görüntüye kavuşmak mümkün.

Lazerle göz çevresi gençleştirme operasyonunun uzun süredir yaptıkları uygulamalardan bir tanesi olduğunu dile getiren Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur: “Göz kapakları yüzün yaşlanma belirtilerini ilk gösteren yerlerdendir. Genellikle 20'li ve 30'lu yaşlarda ilk çizgiler belirmeye başlar ve ardından göz torbaları, gözaltı morlukları ve bütün yüz güzelliğini etkileyen kazayağı oluşumları görülür. Bir süre sonra göz kapağı iyice düşer ve hatta görüş açısını kapatır.

Birçok kişi henüz 30'lu yaşlarda oldukları için, bu tarz sorunlardan muzdarip olsalar dahi, göz kapağı operasyonu için erken olduğunu düşünürler. ” dedi ve ekledi: “ Oysaki artık lazer teknolojisiyle klasik göz kapağı operasyonlarının dezavantajlarını tam manasıyla dışlayarak, 30'lu yaşlarda da göz kapağı ameliyatı olmak isteyen pek çok hastamıza ulaşabiliyoruz. ”

Doğal ve genç görünümün sırrı

Göz ve çevresinin doğal ve genç görünümü destekleyen ve yaşı apaçık belli eden bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, lazer teknolojisiyle özellikle üst göz kapaklarındaki sarkma ve düşüklüğü ortadan kaldırmayı amaçladıklarını söyledi.

Ayrıca: “ Alt göz kapaklarındaki torbalanmayı ve gevşek cilt dokusunu yok etmek, göz çevresindeki mor halkaları kaldırmak, gevşek halde duran alt göz kapaklarını sıkılaştırmak, üst göz kapaklarında doğal bir genç görünüm kazandırmak, üst göz kapakları üzerine ağırlık yapan kaşı düzeltmek gibi bir dizi avantajları bulunuyor” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, neşter yerine lazer kullanılarak yapılan göz kapağı estetiğinin diğer faydalarına da değindi.

Hızlı iyileşme süreci

Lazerle göz kapağı yenileme tekniğinin daha pek çok faydası olduğunu söyleyen Cihantimur: Daha az kanama, daha az morarma, daha az şişlik, daha hızlı iyileşme ve daha doğru sonuç alabiliyoruz ayrıca operasyon zamanı kısalıyor, bunun da ekstra bir avantajı var" ifadesinde bulundu.

​Güneş Varis Yapar mı?

Erkeklere nazaran kadınlarda daha fazla gözlemlenen varisler, bir toplardamar hastalığı olarak, estetik dışı görüntüsüyle pek çok kişinin sorun yaşamasına neden oluyor.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, yaz aylarında pek çok kişinin varis yüzünden estetik sorunlar yaşadığını, buna ek olarak kaşıntı, bacak ağrısı, bacak yorgunluğu, şişme ve ağırlık, cilt renk değişimi gibi problemlerden muzdarip olduğunu söyledi:

“Varis zamanla zayıflamış damar duvarları sebebiyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Cilt yüzeyine yakın şekilde görülen, bükülmüş ip gibi dokusuyla, hem estetik hem de sağlık şikayetleri olarak insanların hayatını etkiliyor. Yaz mevsimini yaşadığımız ve havaların aşırı sıcak gittiği şu günlerde, varisi olan bireylerin çok daha fazla dikkatli olması gerekiyor” ifadesinde bulundu.

Güneş ve Varis

“Güneş, varise ya da örümcek ağı görüntüsü dediğimiz belirgin kılcal damar sorununa neden olmaz. Ancak, söz gelimi varisli bacaklarda güneş banyosu sırasında yükselen ısıyla birlikte, damarların büyümesine ve çok daha belirgin hale gelmesine sebep olur. Cilde yakınlaşan damarların içi aşırı kanla dolar ve bu hastalıklı damarlardaki kan akışı artışı, varislerin çok daha büyük gözükmesini sağlar” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, sadece güneşin değil aynı zamanda sıcak banyoların, uzun süren hamam seanslarının da aynı etkiyi yapabileceğinin altını çizdi.

Varisten kurtulmak mümkün

Kişilerin varis problemlerini pratik ve etkili uygulamalarla çözümleyebildiklerini söyleyen Cihantimur, “ Varis tedavisinin bir an evvel yapılması, bu damar hastalığının kontrol altına alınması açısından çok önemlidir. Estetik International kliniklerimizde, farklı varis tedavileriyle, kişiye özel çözümlerle, özellikle estetik kaygılarından kurtulmalarını amaçlıyoruz” dedi ve varis sorunu yaşayanlara yaz mevsiminde uygulayabilecekleri bazı tavsiyelerde bulundu:“

 Isı kaynaklarından kaçınmak, damarların genişlemesinin önüne geçmek, alınabilecek en doğru tedbirlerden bir tanesidir. Varisler için bacakları aşağı sallandırmak yerine, kalp seviyesinden yukarı bir konumda dinlendirmek, daha hareketli bir yaşama geçiş yapmak, sigarayı bırakmak ve elbette mutlaka varis tedavisine başlamak gerekiyor”.

Ameliyatlı Burun Kötü Görünmek Zorunda mı?

Estetik müdahaleler son zamanlarda gündelik yaşamın bir parçası haline geldi. Yine de kişilerin en fazla çekinerek yaklaştığı ameliyatlar burun ameliyatları. Sağlık sorunu olanlar bile yanlış estetik uygulamalarını görünce ameliyata çekinerek yaklaşıyor. 

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel “burun ameliyatlarındaki sorun nedir?” diyerek güncel ve yüzlerce yıldır devam eden önemli bir estetik probleme değiniyor.

Akın Yücel'e göre burun estetiği Türkiye'de ve dünyada en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. En uzun zamandır yapılan, ilk tarif edilmiş ameliyatlardan bir tanesi. Hakkında ciltler dolusu kitaplar basılmış, binlerce teknik tanımlanmış. Sadece burun estetiği ile ilgilenen doktorların kurduğu birçok dernek var; her yıl onlarca kongre, seminer, kurs düzenleniyor. Yine de her yerde karşımıza kötü yapılmış burunlar çıkıyor. Muhtemelen iyi yapılmış burunların birçoğunu fark edemiyoruz; yine de kötü burunların sayısı azımsanmayacak kadar çok. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel “hekimler tarafından bu kadar ciddiye alınan bir ameliyatın sonuçları neden yeterince başarılı olmuyor?” diye soruyor ve anlatıyor…

Her Hastaya Uyan Burun Farklıdır
Prof. Dr. Akın Yücel; “Her plastik cerrahın amacı, hastada hem doğal, hem de güzel görünen bir burun yaratmaktır. Gerçekten de, iyi yapılmış bir burnun ameliyatlı olduğunu anlamamalı, ancak güzel bulmalıyız. Burun, güzel bir şekil verilmiş bile olsa, yüzün geri kalanı ile uyumlu olmayınca doğallığını kaybediyor ve ameliyatlı olduğu anlaşılıyor. Geniş yüzlerde burnun fazla inceltilmesi, uzun yüzlülerde fazla kısaltılması yüz oranlarını bozarak gözü rahatsız ediyor.” diyor. Akın Yücel'e göre bu hatalara düşmemek için ameliyat öncesinde yüzün fotoğraflarının çekilip iyi analiz edilmesi gerekiyor. Yeni burnun tasarlanmasında, cerrahın teknik kapasitesi kadar estetik algısı da öne çıkıyor. Burnun tasarlanması sırasında hastanın karakteri, yaşı, sosyal konumu ve etnik özelliklerinin de dikkate alınması gerekiyor. Erkek ve kadınlarda estetik hedefler çok farklı oluyor ve burnun, cinsiyet özellikleri göz önüne alınarak tasarlanması gerekiyor. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel bir erkeğe kavisli ve kalkık bir burun yapılmaması gerektiğine değiniyor. Hekimin hastanın ne istediğini, hastanın da hekimin ne yapacağını net bir şekilde anlamış olması gerekiyor. Yücel, “Ben, hastalarımın örnek resimler getirmelerini teşvik ediyorum. Ben de neler yapabileceğimi, bir bilgisayar programı kullanarak hastanın resmi üzerinde gösteriyorum.” diyor.

Ameliyat Sonrasında Burundan Nefes Alabilmek
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, önceleri estetik burun ameliyatları sırasında hastaların solunumunun gözetilmediğini belirtiyor. “Eski dönem aktrislerin bir kısmının burunları tıkalı gibi konuşmalarının bir nedeni de budur.” diyen Yücel'e göre onlar sayesinde genizden konuşma hali bir çekicilik kazandı. Ancak, artık modern burun ameliyatlarında, solunum fonksiyonuna en az estetik görünüm kadar önem veriliyor. Estetik uğruna solunumun feda edilmemesi; ameliyat sırasında hastanın var olan solunum sorunlarının da mutlaka çözülmesi; ameliyattan sonra hastanın rahat nefes alabilmesi ve ses tınısının bozulmaması gerekiyor.

Doğru Teknikleri Bilmek ve Uygulayabilmek…
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, burun cerrahisinin, plastik cerrahinin en hızlı gelişen ve üzerinde en çok çalışan dallarından birisi olduğunun altını çiziyor. Bu konuda sürekli yeni teknikler geliştiriliyor. Yücel'e göre burun ameliyatı yapan plastik cerrahın medikal yayınları ve kongreleri düzenli takip etmesi önem taşıyor. İdeal bir cerrahın cerrahi tekniği düzgün uygulayabilecek el becerisi ve deneyime, komplikasyonlarla baş edebilecek bilgi ve tecrübeye sahip olması gerekiyor.

En sık yapılan hatalar burnun fazla kısaltılması, fazla oyulması, burun sırtının geniş kalması ya da burnun aşırı daraltılması, burun ucunun fazla sivrileştirilmesi, burun çökmeleri, düzensizlikler, asimetriler ve solunum güçlükleri olarak öne çıkıyor. Aslında uygun teknikler doğru uygulandığında bu tür sorunlarla nadiren karşılaşılıyor. Ancak, teknik açıdan başarılı bir burun her zaman güzel görünmeyebiliyor. Burada plastik cerrahın estetik algısı öne çıkıyor. Bu sadece mesleki eğitimle kazanılabilen bir özellik değil. Hekimin görsel algısı, kişisel beğenileri, kültür birikimi ve görgüsü sonucu doğrudan etkiliyor.

Gözaltı Morlukları Nasıl Giderilir?

Gözaltında beliren morlukların en belirgin nedeni, göz çevresindeki pigmentlerin fazlalığından kaynaklanıyor. Ayrıca bölgedeki yağ katmanının azalması, yine Panda göz diye tabir edilen bu estetik dışı görüntüyü tetikliyor. Fakat sorun çözümsüz değil!

“Asyalı ve Afrikalı kadınlarda daha sık rastlanan gözaltı morlukları, derinin doğal bir parçası olan gözaltında mavimsi siyah gölgelere sebep olurken, daha ilerlemiş vakalarda gözaltlarında sarkma ve yağ yoksunluğuyla birlikte kan damarlarının daha fazla görülmesine neden oluyor” diyen Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, gözaltı morluklarının nasıl tedavi edilebileceğini açıkladı.

Gözaltı Morlukları Nasıl Giderilir?

“Aynaya baktığınızda, göz çevrenizde koyu halkalar görüyorsanız, yalnız olmadığınızı, hatta yapılan araştırmalar neticesinde her 3 kadından birinin gözaltı morluk sorunu yaşadığını söyleyebiliriz. Kliniklerimize gözaltı morluk tedavisi amacıyla gelen hastalarımızın hemen hemen hepsi, özellikle uykusuz kaldıklarında ve yorgun olduklarında, gözaltlarında beliren koyu halkalardan ve şişliklerden rahatsız olduklarını belirtirler. Öncelikle sorunun neden kaynaklandığına bakmak lazım. Eğer gözaltı morlukları bölgedeki yağ miktarının azalmasıyla beliren çöküklükten kaynaklanıyorsa, yağ transferi gerektirir. Sadece pigment sorunu varsa, bunun için de fraksiyonel lazer ve duruma göre iğneli mezoterapi uygulaması yapılabilir.

Yağ transferinde hastanın kendi bölgesel yağından alarak, kök hücreden zenginleştirilmiş şekilde enjeksiyon yapıyoruz. Son derece hassas olan gözaltı bölgesi, bu yağ transferiyle yenileniyor, canlanıyor ve olası komplikasyon risklerini de barındırmıyor” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, hangi tedavinin uygulanması gerektiğine muayene sırasında karar verildiğini belirtti.

Demir eksikliği en büyük neden

Gözaltı morluğu sorunuyla gelen hastalarda başarılı sonuçların alınabilmesi için, öncelikle altında yatan nedenlerin belirlenmesi gerektiğini söyleyen Cihantimur, “Hastanın öncelikle demir eksikliği veya böbrek yetmezliği gibi sorunları olup olmadığını irdeleriz. Eğer var ise, bunların tedavisi için yönlendirme yaparız. Dolayısıyla uygun kişiye, uygun tedavi yapıldığı takdirde en verimli sonuç alınacaktır” dedi ve diğer olası nedenleri sıraladı:

Panda gözleri olarak da bilinen gözaltı morlukları aynı zamanda kötü beslenme, alkol, sigara kullanımıyla ortaya çıkabilir ve hatta bir başka hastalığın nedeni olabilir.

Burun tıkanıklığı gözaltlarınızda morluklara sebep olabilir. Tıkanan burun kanalları, bu bölgede bulunan damarların şişmesine yol açar. Ayrıca alerji sorunları, saman nezlesi gibi hastalıklarda aynı şekilde, zaman içinde gözaltı morluklarına neden olabilirler.

Kullanılan kozmetik ürünlerinin yaşattığı hassasiyet ve yaptıkları tahriş, cilde zarar vererek, gözaltı derisinin morarmasını sağlayabilirler.

Özellikle hamile kadınların, değişen hormonal düzeyleri, kan damarlarında artan dilastasyona bağlı olarak da gözaltı morlukları görülebilir.

Gözaltı Morlukları Tedavisi için Pratik Öneriler

Op. Dr. Bülent Cihantimur, ayrıca gözaltı morlukları için evde yapılabilecek diğer pratik uygulamalara değindi:

Kafein içeren jeller, niasinamid, suda eriyen B vitamini kompleksleri, temel kan damarlarının renklerini açmaya yardımcı ürünlerdir.

Kan damarlarını büzmeye ve gözaltı torbalarını indirmeye yardımcı olan soğuk salatalık kompresleri, aynı zamanda göz çevresinin nemlenmesine de yardımcı olur.

Gözaltı torbalarının inmesine ve gözaltı morluklarının giderilmesine yardımcı olan çay kompresleri, içerisinde barındığı tanen maddesi sayesinde, etkili sonuçlar almanızda fayda sağlayabilir.

Aloe vera da yüzyıllardır gözaltı morlukları için kullanılan şifalı bir bitkidir.

Gözaltı şişliklerini azaltmak için kullanılan kremler, gözaltı morluklarını tedavi etmek amaçlı kullanılan medikal serumlar, vitamin, antioksidan ve farklı kimyasal içeriklere sahiptirler. Mutlaka doktor tavsiyesi üzerine ve kullanma talimatlarına uyarak kullanılmalılar.