Kilo Verme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kilo Verme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

EGZERSİZ YAPARKEN KAÇ KALORİ HARCIYORUZ?

Egzersiz yaparken kaç kalori harcıyoruz?. Aslında bunun için tam net ve kesin rakamlar vermek kesinlikle doğru değildir. Çünkü her sporun kalori yaktırma oranının farklı olduğu gibi insanların metabolizmalarının da aynı şekilde farklı çalıştığını bilip bu noktada bu bilgiler ışığında hareket etmek doğru olandır. Sadece spor yapmanın dışında günlük hayatta yaptığımız bizim sıradan olarak tabir ettiğimiz işler bile bize kalori yaktırır. Çünkü; yapmış olduğumuz her hareket için enerji harcarız. Kilomuz ile yapılan işin süresi, harcanan enerjinin miktarı ile doğru orantılıdır. Bu anlamda kalori hesaplama amaçlı hazırlanmış programlardan egzersiz yaparken kaç kalori yaktığınızı hesaplayabilirsiniz. Böylece size en uygun sporu yaparak kendinizi daha iyi ve zinde hissedebilirsiniz.

Peki, hangi aktivite kaç kalori yaktırıyor?

Koşu: Yarım saatlik bir koşu yaklaşık olarak 450 kalori harcamanızı sağlıyor.

Koşmaya başlamadan önce iyice ısınmak, doğru ayakkabıları giymek ve herhangi bir sakatlık yaşamamak için uygun tempoyu ayarlamak çok önemli.

Bisiklet sürmek: Bisiklet kullanmak aynı zamanda keyif de veren mükemmel bir egzersizdir. Hızınıza göre yarım saatte tahmini 300 ya da 400 kalori yakmanızı sağlar. Aynı zamanda kalple ilgili de idman yapmanızı sağlar.

Yüzme: Vücudunuzun her noktasının hareket etmesini sağlayan bu sporla 30 dakikada 360 kalori harcarsınız. Tabi ki yüzme şekillerine göre değişiklik gösterebilir.

Basketbol: Hem arkadaşlarınızla keyifli saatler geçirip hem de oynarken durmaksızın hareket ederek yarım saatte içerisinde 288 kalori oranında bir kayıp sağlamakta. Ama basket maçı yapmadan ısınmaya özen gösterelim.

Yürüyüş yapmak: Yüksek tempoda 15 dakika içinde 55 kalori harcarsınız.

Voleybol oynamak: Eğlenerek yapacağınız başka bir spor olan voleybol egzersizi yaparken kaç kalori yakıyoruz dersiniz, 1 saat içinde 280 kalori.

Günlük işlerde kaç kalori,

Pek çoğumuzun aklına gelmese de daha öncede söylediğimiz gibi günlük işleri yaparken de kalori yakarız.15 dakika bulaşık yıkayarak 89 kalori, temizlik yaparken yarım saatte 110 kalori, duş alırken on beş dakika için 84 kalori harcarız. Mesela uyurken 15 dakikada 18 kalori harcayacağınız eminiz ki hiç aklınıza gelmez. Hatta televizyon seyretmek bile bize 15 dakikada 21 kalori harcatır tabi izlerken sürekli yemek yemiyorsak. Hesaplamaları yaparken genellemelere göre bir değerlendirmeye soktuğumuzu atlamayın. Size şimdiden bol kalori yakmalar.

UYGUN BİR FİTNESS PROĞRAMI NASIL OLMALIDIR?

Fitness ülkemizde vücut geliştirme sporu ile karıştırılsa da kısaca sağlıklı olmak, formda kalmak olarak tabir edilir. Son yılların değişen hem güzellik hem sağlık anlayışından dolayı artık hemen hemen herkes kilo almamak ve ideal kilosunu korumak için spor salonlarına gidip düzenli olarak spor yaparlar. Bugün artık her salonda bulunan spor hocalarının kişilerin kilolarına yaşlarına ve boylarına göre onlara uygun bir fitness programı ile çalışıp formda kalmalarını ve ya istedikleri kiloya ulaşmalarını sağlamaktadırlar.
Burada iki unsur büyük önem taşımaktadır. Öncelikle doğru fitness programının verilmesi ikinci olarak da bu programı doğru şekilde uygulamaktır. Eğer birinden biri yanlış yapılırsa istenildiği sonuçlar elde edilemeyeceği gibi aksine daha çok kilo alıp veya kilo vermemizi de sağlayabilir.

Fitness nedir?

Sağlıklı bir yaşam için tercih edilen Fitness . Fitness egzersizleri koşma, pedal çevirme, yavaş tempo yürüyüş vb. gibi birçok egzersiz hareketlerinden oluşmaktadır. Daha öncede belirttiğimiz gibi karıştırılmasına rağmen bir vücut geliştirme sporu olmadığı için daha hafif spor aktivitelerinden oluşmaktadır. Fitness bütün vücudun tek tek çalışıp sıkılaşıp güçlenmesini sağlar. Formda kalma programı kişinin yaş ve fiziksel özelliklerine göre farklılık gösterir. Fitness vücudu gelişmek için değil sağlık için yapılır ve kasların büyümesi yerine sıkılaşmayı ve istediğimiz o güzel görünüme sahip olmamamızı sağlar. Bütün spor dallarında olduğu gibi fitness de uygun bir fitness programıyla metabolizmayı hızlandırarak kendimizi daha zinde hissetmemizi sağlar.


Fitnes programı

Öncelikle uygun bir fitness programına başlamadan önce amacımızı doğru olarak belirlememiz çok önemlidir. Çünkü hem erkekler hem de kadınlar için uygulanan 3 er ayrı programdan oluşan toplam altı farklı program vardır. Bu programlarda kendi aralarında başlangıç, orta ve ileri seviye olmak üzere 3’ e ayrılır. Bu seviyeleri zayıflama, dönüşüm ve geliştirme olarak da adlandırabiliriz.

Hareketlerin bu seviyelere göre değişkenlik gösterir. Seçerken konunun uzmanı olan kişilerden destek almamız son derece önemli. Kısaca bu programları açmak isterseniz ilk program olan zayıflama programında adından da anlaşılacağı gibi amaç zayıflamaktır. Bunun için sadece fitness yapmak yeterli değildir. Aynı zamanda yediğimiz besinlerinde burada önemi çok büyüktür. İkinci program olan orta seviye zayıflama programında hareketlerimizi biraz daha arttırarak ve ya ilave hareketler ekleyerek metabolizmanın biraz daha hızlandırarak kilo vermeye devam etmek amaçlanır. Son seviyede hareketleri hem daha da artırıp hem de yeni hareketler eklenerek daha fit bir görünüme kavuşmak amaçlanır. Umarım anlattıklarımla uygun bir fitness programı nasıl olmalıdır sorusuna az çok bir cevap verebilmişimdir. Sağlıklı zayıflamalar diliyorum.

AÇLIK DUYGUSU NEDİR? AÇLIK DUYGUSU NASIL GEÇER?

Hani hep duyduğumuz çok klişe bir söz vardır. Pazartesi diyete başlıyorum ama bir türlü devam edemiyorum.Yada sofradan kalkıyorum ama hemen acıkıyorum veya canım tatlı istiyor. İşte bu sözler genel anlamda kilolarından şikeyetçi olan kişilerin sözleridir.

Bu sözleri duyan uzmanlar bu kişilerin mutlaka açlık duygusu veya duygusal açlık olarak ifade edilen psikolojik bir durum içerisinde olduklarını ifade ediyorlar.

Peki nedir açlık duygusu?

Kişinin fiziksel olarak duyduğu normal açlığın dışında beyin açlığı durumudur.Beyin açlığı kişinin stres, yalnızlık, aşırı üzüntü,boşanma ,yakın kaybı,tükenmişlik sendromu, iş kaybı gibi kişinin negatif duygularını besleyen durumlar sonucu kişinin fiziksel olarak tok olduğu halde aç hissedip bir şeyler yeme ihtiyacı içerisene girme durumudur.
Özellikle kadınlarda daha fazla görülen açlık duygusu yüzünden birçok kadın kilo vermekte oldukça zorlanmaktadırlar.Bu nedenle uzmanlar kilo vermekte çok zorlanan kişilere midelerinden önce beyinlerini doyurma uyarısında bulunurlar. Çünkü, eğer açlık duygusu yenilemezse şişmanlık kaçınılmazdır.

Açlık duygusunu nasıl anlarız?

Bunu anlamak aslında oldukça basittir.Bunun için kendinizi birazcık takibe alırsanız bunun cevabını hemen kendinize verebilirsiniz.Eğer yemekten kaltıktan sonra daha iki saat geçmeden direk açlık hissediyorsanız veya hemen yemek sonrası bir şeyler yeme ihtiyacı duyuyorsanız o zaman sizde açlık duygusu veya duygusal açlık söz konusu demektir.

Eğer böyle bir durumunuz var ise bunun için psikolojik bir destk alınması gerçekten çok önemlidir. Ama psikolojik destekle birlikte aşağıda belirttiğimiz önerilerede uyarsanız bu duyguyu yenmeniz çok daha kolay olacaktır.

Açlık duygusunu nasıl geçiririz?

1.    Bu tür bir şikâyetiniz var ise bunun için yeme günlüğü tutmanızı öneriyoruz ilk olarak. Bu deftere her gün yediklerinizi not edin bu sayede her gün ne kadar gereksiz yemek yediğinizi fark ederek duygusal açlığınızı test etmiş olursunuz.

2.    Bir çok kişide duygusal açlık özellikle tatlı krizi şeklinde ortaya çıkmaktadır.Eğer böyle bir durum yaşıyorsanız kendinize on dakika sonra yiyeceğeinizi söyleyerek beyninize bu şekilde sinyal gönderin.Sonrasında müzik dinlemek,başka bir işle uğraşmak mümkünse dışarı çıkıp temiz hava almak gibi şeyler yaparak bu duygunuzu erteleyin.

3.    Fiziksel olarak aç olmadığınız halde eğer açlık duygusu yaşıyorsanız bu konuda yakınlarınıza bu sorununuzdan bahsedin ve size destek olmalarını size abur cubur tarıznda şeyler ikram etmemelerini rica edin.

4.    Pazartesi başlayıp bitiremediğiniz diyet için stres yapmayın ertesi gün tekrar pazartesiymiş gibi diyete kaldığınız yerden devam edin.

5.    Açlık duygusunun en büyük sebebi olan stresi yenmek için kendinizi iyi hissettirecek aktiviteler yapın.

6.    Yine en çok yapılan hatalardan biri olan bir parçadan bir şey olmaz tarzındaki davranışlardan uzak durun.Unutmayın ki bu küçük lokmalar ciddi kaloriler içerebilmektedir.

7.    Çok dayanılamayacak derecede açlık duygusu hissediyorsanız o zaman kendinize mâni olmayın. Çünkü bu durumda yememek bu duygunun daha da artmasına neden olacağından daha fazla yememize sebep olur. O nedenle bu duygunuzu bastırmak için fazlaya kaçmadan biraz yiyin.

8.    Son olarak diyet esnasında kilo alıp vermek tekrar tekrar diyete başlama durumları daha fazla kilo almaya neden olmaktadır. Bu nedenle bir beslenme uzmanından destek almak ve fikirlerini uygulamak size çok daha fazla yardımcı olacaktır.

VÜCUT KİTLE İNDEKSİ NASIL HESAPLANIR?

Son yıllarda özellikle obezitenin artmasıyla birlikte uzmanlar bu konuda ideal kilonun değil; sağlıklı kilonun önemli olduğunu vurgulamaktadırlar. Bunu bulmanın tek yolunun da Vücut kitle indeksi yani ‘Beden Kitle İndeksini (BKİ) belli bir oranda tutmak olduğunu söylemektedirler.
Peki, o halde bu oran ne olmalı ve bunu nasıl sağlayacağız?
Bir kere her şeyden önce uzmanlar bu konuda yapılan en büyük yanlışın ideal kilo kavramı diye akılda oluşturulan kavramdan bahsediyorlar. Ve ekliyorlar bu bir yanlıştır ve bu yanlış dan dan bir an önce kurtulun. Aksi durumda  “ideal kilomda olacağım” diye tutturup hayatının tadını, tuzunu kaçırıp sağlınızdan olabilirisiniz diyorlar.

Bu nedenle bu yanlışı Yapmayın! Yanlışta lütfen ısrar etmeyin!

Uzmanlara biraz kulak verdiğinizde zaten “İdeal kilo” diye bir şey olmadığını sizde göreceksiniz. Zira her yaşın, cinsin, boy uzunluğunuz ve genetik yapının farklı bir kilo aralığı vardır. Siz yirmi yaşında 45 kg’larda seyredebilirsiniz ama kırk yaşına geldiğinizde bu kiloda olmanız doğru değildir. Bu nedenle yok efendim ben o kiloda olmalıyım diyerek kendinizi hasta etmeyin. Doğru olan sağlıklı kilo aralığında olmaktır. Sağlıklı kilo hesabı da teraziye çıktığınızda gördüğünüz kilo değil Vücut kitle indeksi yani BKI değerlerine ve bel çevresine bakılmaktadır. Bu sayede de ideal kilo değil sağlıklı kilo tespit edilerek kişinin sağlık açısında uygun kiloda olup olmadığına bakılmaktadır.

BKİ’NİZ 25’İ AŞMAMALI

Vücut Kitle İndeksi veya kısaltılmış haliyle BKI değerleri çok önemlidir. Bu nedenle, BKİ’si 20-25 arasında olanları normal, 25-30 arasında olanları hafif şişman, 30-35 arasındakileri şişman (bez) olarak tanımlıyor, 35’ten sonrası ise çok daha tehlikeli asıl sağlığı tehdit eden problemlerde bu aralıkta görülmektedir. 35-40 arasındakileri “çok şişman”, 40 ve üzerindekileri ise “morbit şişman” yani “hastalık derecesinde obez” olarak kabul edilmektedirler.

Bununla birlikte uzmanlar kişinin BKI sonucunun 20’nin altında olmaması gerektiğini de savunmaktadırlar. Çünkü çok şişmanlık gibi çok zayıflık da kişide sağlık problemlerine neden olmaktadır. Özellikle ANOREXIA gibi gıda reddi durumu varsa bu durumun riski çok daha büyüktür.
Bu yüzden yazımın başından beri dile getirdiğim gibi daha da doğrudur uzmanların bu konuda söylediklerini sizlerle paylaştığım gibi yaşınıza göre ve fiziksel koşullarınıza uygun olarak sağlıklı kilonuzu bulun ve o kiloda olmaya gayret edin. O kilo sizin sağlıklı kilonuzdur.

Bu yüzden,
Eğer 20-30 yaş aralığındaysanız size 20-23 aralığını, 30-50 yaş arasındaysanız 20-25 aralığını hedeflemenizi tavsiye ederim. 50’ li yaşlardan sonra ise 25-28 aralığı uygun olandır.

Kısacası işin özü yaşınız ne olursa olsun BKİ’niz ne 30’u geçsin, ne 18’in altına düşsün. Ve bel çevreniz kadınsanız 88 in erkekseniz 100ün altında kalsın.

VÜCUT KİTLE İNDEKSİ NASIL HESAPLANIR?

BKİ yani (Beden Kitle İndeksi) = Kilogram cinsinden ağırlık/metre cinsinden boyun karesi.

Örnek: Kilosu 85, boyu 1,65 olan birinin BKİ’si “85/1,65x1,65=31,22” olarak belirlenebilir.

OBEZİTE HESAPLAMA FORMULÜ VE BEDEN KİTLE İNDEKSİ HESAPLAMA

Bugün sizlere obezite hesaplama formülünden bahsedeceğim fakat öncesinde obezite hakkında da biraz bilgi vermek istiyorum

OBEZİTE NEDİR?

Son yıllarda değişen beslenme alışkanlıklarıyla birlikte hem gelişmiş hem de gelişmemiş olan toplumlarda yaşanan en büyük sağlık problemlerinden biri obezitedir. obezite genel tanımla vücudun yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması neticesinde vücut ağırlığının boy uzunluğuna göre istenilen seviyenin üzerinde bir değere ulaşmasıdır. Yetişkin bir kadında vücut ağırlığının % 20 ile 25’i arası yetişkin bir erkekte ise % 15 ile 18 arası yağ dokusundan oluşmaktadır.
Bu verilen ölçüler normal değerlerdir. Bu değer kadınlarda %30’un erkeklerde ise %25’in üzerine çıkarsa kişi obez olarak kabul edilir. Ülkemizde de son yıllarda obezite rakamlarında artış gözlenmektedir. Bugün itibariyle bu rakamlar,Kadınlarda: % 41,0

Erkeklerde: % 20,5

Toplam ortalama değer % 30 civarındadır. Yani buradan yola çıkarak bugün ülke nüfusumuzun %30,3 ’lük kısmının obez olduğunu göstermektedir. Ve asıl üzücü olan da bu rakamın özellikle gençlerde hızla artmasıdır.


OBEZİTE NEDEN OLUR?

•    Yetersiz fiziksel aktivite.
•    Yanlış ve aşırı beslenme.
•    Cinsiyet, yaş, boy gibi fiziksel özellikler.
•    Genetik nedenler.
•    Eğitim düzeyi, sosyokültürel sebepler.
•    Psikolojik problemler.
•    Yapılan yanlış diyetler.
•    Metabolizmaya ve hormonal değerlere bağlı sebepler.
•    Kullanılan birtakım ilaçlar özellikle antideprasanlar.
•    Yapılan doğumlar ve doğumlar arasındaki geçen süre.
•    Gelir durumu.
•    Alkol ve sigara kullanımı.

OBEZİTE HESAPLAMA FORMULÜ

Obeziteyi hesaplamak için kullanılan en yaygın ölçüm Beden Kitle İndeksi (BKİ) dir. Beden Kitle İndeksi (BKİ) , kişinin toplam vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (metre olarak) karesine bölünmesiyle elde edilen bir değerdir.

Yani obezite hesabı = (BKI=kg/m2) ? değerdir.

Bu ölçüm sonucunda BKI değeri yani beden kitle indeksi 30 un üstünde ise kişi obez olarak kabul edilmektedir.

Örnekle anlatacak olursak: 85 kg ağırlığında, 184 cm boyunda, bir kişinin Beden Kitle İndeksi hesabı
BKİ = 85 / (1.84 x 1.84) = 85 / 3,3856 = 25.11

BEDEN KİTLE İNDEKSİ SONUCUNA GÖRE

Kişi,

18.5 kg altında ise zayıf
18,5-24,9 kg arasında ise normal kilolu
25-29,9 kg arasında ise fazla kilolu
30-34,9 kg arasında ise I. derece obez
35-39,9 kg arasında ise II. derece obez
40 kg üzerinde ise III. derece morbid obez olarak değerlendirmektedir.

KAVİTASYON NEDİR? ZAYIFLATIRMI? ZARARI VARMIDIR?

Kavitasyon; Son yıllarda özellikle kadınların bölgesel incelme, zayıflama ve selüloit tedavisinde kullanılan fiziksel bir yöntemdir. Kavitasyon yöntemi aynı zamanda vücudun orantısal kilo dağılımını ve selüloit tedavisini de gerçekleştirmektedir.

Kavitasyon yöntemi nasıl uygulanır

Kavitasyon yöntemi sanıldığı gibi aslında direk olarak zayıflama değil bölgesel incelme sonucu zayıflama sağlayan medikal bir yöntem. Bu yöntem işleyişi şu şekildedir. Yağların biriktiği bölgeye ultrasonik ses dalgaları gönderilir. Bu ses dalgaları sayesinde yağ hücreleri patlatılarak lenf drenaj yolu ile vücuttan dışarı atılması sağlanarak uygulanan bölgede incelme olması sağlanır. Yöntemin oldukça riskleri bulunduğundan konunun uzmanı kişilerce yapılması oldukça önemlidir.
Kavitasyon yöntemi yukarıda da bahsettiğim gibi riskleri olan bir yöntemdir. Bu nedenle bu yöntemin sadece doğru insanlar tarafından değil doğru kişilere de uygulanması aynı derecede önemlidir.

Kavitasyon yöntemi, sadece sağlıklı kişilere yapılmalıdır. Kalp hastalığı olanlar, diyabet yani şeker hastaları, otoimmün hastalıkları olanlar ve aşırı yaşlı kişiler bu yöntemden kesinlikle uzak durmalıdır.
Bunun dışında kavitasyon yöntemi yalnızca bel, basen ve göbek bölgesinde birikmiş olan yağların vücuttan atılması için uygulanmalıdır. Bunun dışındaki bölgelere uygulanması doğru değildir.


Kavitasyon yönteminin zararı var mıdır?

Ultrasonik radyo dalgalarının yardımı sayesinde incelme sağlayan kavitasyon yöntemi birçok yan etkiyi ve zararı beraberinde getirmektedir. Bu nedenle bu yöntemi uygulatmadan önce iyice araştırma yapmanız önemlidir. Gelişigüzel yerlerde yapılan bu tarz uygulamalar size yarardan çok zarar getirecektir. Kavitasyon işlemi esnasında uygulanan yüksek dozlu ultrason dalgasının birçok zararı vardır. Fakat zararlarını anlatmadan önce kavitasyon yönteminin birçok kişide hiçbir yan etkisinin görülmediğini söylemek de yarar vardır.

Zararlarını sayacak olursak,

    Cilt yanıkları,

    Hormonal bozukluklar,

    Mide bulantısı, baş dönmesi,

    Titreme,

    Verilen kilonun hızlıca geri alınması gibi sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle bir kez daha belirtmek isterim ki yukarıda belirttiğim riskler nedeniyle gelişigüzel yerlerde kampanya adı altında yapılan kavitasyon yöntemiyle tek seansta incelme tarzında ilanlara kanıp bu uygulamayı kesinlikle yaptırmayın. Uygulama yaptıracağınız yeri ve doktoru titizlikle araştırmanızda fayda vardır. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlarla karşılanması mümkündür. 

CEVİZ SUYU İLE ZAYIFLAMA KİLO VERME

Son günlerde ceviz suyu ile kilo verme yöntemini çevrenizdeki lişilerden sık sık duymuşsunuzdur. Yaptığım araştırmalar sonucu edindiğim bilgiler ilginç kimi 1 ayda 5 kilo kimi ise bir kaç hafta kadar bir süre zarfında 2-3 kilo verdiğini söylemektedir. Ceviz suyu ile zayıflayanların yorumları şaşırtıcı fakat gerçek. Cevizin faydalı bir besin kaynağı olması zayıflamak isteyenlerinde cevizden faydalanması gayet normaldir. Çünkü cevizin herhangi bir zararı yok fakat cevize karşı alerjiniz, hamile, emziren anneler ve kronik bir rahatsızlığınız varsa önce her ihtimale karşı doktorunuza danışmalısınız.

Ceviz kilo verdirir mi?

Cevizin içeriğinde bulunan protein özleri yağ yakımında etkili rol oynamaktadır. Ayrıca kalorisi yüksek, omega 3 yağ asitleri bakımından zengin besin kaynağıdır bu özelliği besleyici olduğunu göstermektedir. Günde adet ceviz tüketilmesi önerilmektedir. Ceviz sadece kilo verdirmeye yardımcı değildir sağlık açısındanda vücudumuza bir çok faydası bulunmaktadır.

Canan Karatay ve İbrahim Saraçoğlu gibi bir çok uzman hızlı zayıflama yöntemleri yerine doğal yollarla zayıflamayı önermektir.

Peki ceviz suyu ile zayıflama kilo verme nasıl yapılır?

Öncelikle bir adet cevizin dış kabuğunu soyalım sonrasın soymuş olduğumuz bütün cevizi 1 bardak ılık suyun içine ekleyelim. Bu işlemi gece yatmadan önce yapalım. Hazırlamış olduğumuz bir bardak ceviz suyunu sabah aç karna içelim. Öncelikle cevizin suyunu içelim sonrasında içindeki cevizi yiyebiliriz. Her sabah aç karna düzenli olarak bu uygulamayı yaparsanız kısa sürede fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

Sağlıklı zayıflamak için ceviz suyu idealdir çünkü zamanla kilolardan kurtulmaya yardımcı olmaktadır. İsterseniz sizlere birde ceviz suyunun faydalarından kısaca bahsedelim buyrun.

Ceviz suyunun faydaları

* Kolesterolü düşürme etkisi bulunmaktadır bu nedenle ceviz suyu kolesterol seviyesi normale dönmesini sağlar.

* Gaz ve şişlik gibi midede oluşan sorunlara iyi gelmektedir.

* Bağırsakları çalıştırma etkisi bulunmaktadır. Kabızlık sorununa iyi gelmektedir.

* Göbek yağları bir çok kişide sorun hale gelmiştir ceviz suyunun en etkili özelliğinden biriside göbek yağlarını eritmesidir ayrıca basen bölgesindeki istenmeyen yağların eritilmesinede yardımcı olur.

* Tokluk hissi verir bu sayede aşırı yemek yeme ihtiyacı duyulmaz iştah bastırıcıdır.

* Sindirimi geliştirme özelliği de bulunmaktadır.

* Troid problemlerini azaltır.

* Sakinleştirici etkisi bulunmaktadır.

* Halsizlik ve yorgunluk gibi sorunlarıda azaltmaktadır.